25 Mayıs 2011 Çarşamba

Sapphire'den 360 Derece İstanbul...

236 metreden, 360 derece İstanbul...
Saphire beni hayal kırıklığına uğratsa da , belkide beklentim fazlaydı diye, abartılan övgülerinden dolayı....  Veya İstanbul'a tepeden bakmak için sabırsızlanmam, fotoğraf çekecek olduğum için heyecanlanmam biraz abartıydı... Her neyse, Türkiye'nin hatta Avrupa'nın en yüksek binası olma sıfatıyla övgüleri hak ediyor muydu bilemiyorum. Yine de İstanbul'un zıtlığını, sahip olduklarını görmek, İstanbul'u tanımak isteyen için güzel bir fırsat. Gökdelenleriyle kırmızı çatılı yapıcıkları bir arada, yaşamları kombine şekilde tepeden yaşamak için... Fakat 10 dakika helikopterle İstanbul  simülasyonu kesinlikle seğredilmeye değerdi. Bana en büyük keyfi o 10 dakika yaşattı. Gönül isterdi ki gerçek helikopterle o camilerin, boğazın üzerinden uçayım. Ama simülasyon da çok başarılıydı. İstanbul'da belli başlı yerlerin tepesinden uçtuk, Topkapının haremine girdik, Aya Sofya'nın kubbesine aşağıdan baktık, Yere batan Sarayında ateş çeviren kızların yanından geçtik... 















Fotoğraflar: Canon EOS 550D / 18-135 mm

22 Mayıs 2011 Pazar

Bakü Siluetinde Flame Towers

Baküde bir çok projede Diaholding firması karşıma çıkıyor. Flame Towers da bu projelerden biri. Bizim de şuanda çalıştığımız kayak merkezi projesi için Diaholding'in Bakü şubesindeydim bu hafta. Ve Hazar Denizi sahilinden birkaç fotoğrafını çekme fırsatım oldu. Henüz inşaat aşamasında olan proje, geçmişte Bakü'de gerçekleşen yangınlara ithafen alev şeklinde tasarlanmış. Kompleks bir yapı, her geçen gün sayısı artan,günümüz modası haline gelmiş;alışveriş,yaşama ve ofis üçlüsünü barındıran yapılardan biri Mimari açıdan yorum yapamayacağım, gökdelenlere karşı olan önyargım burada eleştirisiz kaldı. Çok beğendiğimden değil, ilginç bulduğumdan değil, ama varlığından rahatsız olmadığımdan veya bana birşey hissettirmediğinden... 





Fotoğraflar: Canon EOS 550D / 18-135 mm

Bakünün Işıklı Hayatı...

Merkezde nerdeyse bütün binalar aydınlatılıyor. Ve aydınlatmalarında bile binalarında olduğu gibi bir düzen var, kullanılan ışık renkleri de aynı. Bu sebeple bir karmaşa çarpmıyor gözümüze. Yapılarındaki bu tek düzelik benim çok hoşuma gitti. Evet, demiştim sanırım, Baküde Avrupa havası var merkez ve yakınlarında. Kadınlarında da öyle,erkekleri için birşey söyleyemeyeceğim=) İnsanların giyiminde,tavırlarında da bir Avrupa havası seziliyor. Bu da yine Baküyle ilgili hiç beklemediğim bir şeydi. Tıpkı yapılarındaki bu modern görüntü gibi, insanlarında da bu görüntüyü beklemiyordum açıkçası. Ama bana anlatılana bakılırsa yapıların bu güzelliği makyajdan ibaretmiş. İçlerini gezme şansım olmadığı için bu konuda yorum yapamıyorum. Ancak duyduğuma göre, eski binaların önlerine yeni cepheler yapıyorlarmış,ancak bu cephenin arkası hiçte bu şekilde gösterişli değilmiş. Yani dış görünüme önem veriyorlar demek oluyor bu da. Tabi ben şuan öne çıkan kısmıyla ilgileniyorum sadece. İçlerinde neler oluğu ile, sadece turist gözüyle bakmak istediğim için ilgilenmiyorum. Bana hissettirdiği bu sıcaklık ve modernlik bana şimdilik yeter. 1 haftada ilk izlenimlerim bunlar oldu. Bir daha gidecek olursam belki farklı bakış açısıyla gezmeyi düşünebilirim.







Fotoğraflar: Canon EOS 550D / 18-135 mm

20 Mayıs 2011 Cuma

Baküden rengli salamlar...







Fotoğraflar: Canon EOS 550D / 18-135 mm

Baküden Qara-Ağ Salamlar....

Bakü beklediğimden çok farklı geldi. Tamam, her yeri değil tabi, ama yinede yaşam burada İstanbul'dan daha düzenli göründü gözüme. Belkide bunun sebebi binaların tek malzeme, tek renk ve tasarım olmasıdır. Merkezi inanılmaz güzel, modern ve elit iken, merkez dışına çıktıkça, yapılar iki türe ayrılmakta.Birincisi, yine sarı taş cepheli, ihtişamlı yapılar, diğeri ise savaş zamanlarından kaldığını düşündüğüm ama hala içinde insanların yaşadığı yapılar. Yinede her hali de bana ayrı çekici geldi şehrin.


Fotoğraflar: Canon EOS 550D / 18-135 mm